29 Ağustos 2013 Perşembe

30 Ağustos Zafer Bayramının Önemi

zaferbayramı 150x150 Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr AntlaÅŸmasıyla yurdumuz tamamen elimizden alınıyor, vatanımızda hür olarak yaÅŸama hakkımıza son veriliyordu. Yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaÅŸadığımız bu topraklar düşmanlara veriliyor, bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu. Türk milletinin bu durumu kabul etmesi elbette mümkün deÄŸildi. 19 Mayıs 1919′da Atatürk’ün Samsun’a çıkmasıyla, lideriyle kucaklaÅŸan Anadolu, Atatürk’ün önderliÄŸinde KurtuluÅŸ Savaşı’nı baÅŸlattı. Amasya Genelgesi’nin yayınlanmasının ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri yapıldı. Daha sonra 27 Aralık 1919′da Ankara’ya gelen Atatürk, 23 Nisan 1920′de TBMM’yi kurdu. Böy-lece hem memleketin yönetimi halkın iradesine verilmiÅŸ oluyordu. Hem de KurtuluÅŸ Savaşı’nın merkezi Ankara oluyordu.


TBMM meclisi yaptığı görüşmelerde yurdun durumunu ve kurtuluÅŸ çarelerini aradı. “Misak-ı Millî sınırları içinde vatanın bir bütün olduÄŸu ve parçalanamayacağı görüşü”nden hareketle, düşmanla mücadele kararı alındı. OluÅŸturulan düzenli ordularla savaÅŸa girildi. İlk baÅŸarı, DoÄŸu’da Ermeni çetelerine karşı kazanıldı. Daha sonra, Batı cephesinde, Yunanlılarla, I. İnönü ve II. İnönü SavaÅŸları yapıldı. Bu savaÅŸların kazanılmasıyla Yunanlılar’a büyük bir darbe indirilmiÅŸ oldu. Bunun üzerine Yunan ordusu yeniden saldırıya geçti. Saldırı üzerine Mustafa Kemal, or-dularına: “Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz.” emrini verdi.


Türk askeri, büyük bir azim ve fedakârlıkla bu karara uydu. 23 AÄŸustos ve 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesiyle, Türk milleti 1699 Karlofça AntlaÅŸmasından beri ilk defa toprak kazanmaya baÅŸlıyordu. Sakarya Savaşı, Türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiÄŸi önemli bir savaÅŸ olarak da tarihe geçti. Bu zafer sonunda, TBMM tarafından, Mustafa Kemal’e “gazi” unvanı ve “MareÅŸal” rütbesi verildi. Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşı’ndan sonra, büyük bir taarruzla düşmanı tamamen yok etme kararı alındı.

1922 yılı AÄŸustosuna kadar, hazırlıklar tamamlandı. Güneydeki Türk birlikle-ri, büyük bir gizlilik içinde Batı cephesine kaydmld”. İstanbul’daki cephane depolarından silah ve cephane kaçırıldı. İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı. Yeni silâhlar satın alındı. Ordumuza taarruz eÄŸitimi yaptırıldı. Bu hazırlıklardan sonra, Gazi Mustafa Kemal’in baÅŸkomutan-lığını yaptığı ordumuz, 26 AÄŸustos 1922′de düşmana saldırdı. Bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 AÄŸustos’ta düşman çember içine alındı. SaÄŸ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan BaÅŸkomutanı Trikopis’te vardı.


Bu savaÅŸ, Atatürk’ün baÅŸkomutanlığında yapıldığı için BaÅŸkomutanlık Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı. Büyük Tarruzun baÅŸarıyla sonuçlanmasından sonra düşman, İzmir’e kadar takip edildi. 9 Eylül 1922′de İzmir’in kurtarılmasıyla yurdumuz düşmandan temizlenmiÅŸ oldu. Hain düşmanın, haksızca ve alçakça iÅŸgaline “dur” diyen ve kanımızın son damlasını akıtmadan yurdumuzu bırakmayacağımızı dünyaya ispatlayan bu büyük zaferi her yıl, 30 AÄŸustos günü, bayram yaparak kutluyoruz.


Ne Mutlu Türküm Diyene – DefacerHaber



30 Ağustos Zafer Bayramının Önemi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder